KORKULARA DİRENMEK

İnsanlar neden korkar? İnsanlar nelerden korkar? Bunu şuana kadar düşünmediyseniz şimdi biraz ara verip düşünür müsünüz? Sizi etkileyen ya da size saçma gelen fobi türleri neler? Mesela bana en ilginç ve anlamsız gelen karanlıktan korkmak. Bir insan karanlıktan nasıl korkabilir. Karanlığın insan üzerinde nasıl bir hükmü olabilir ki? Yani şöyle bir haber duyamazsınız “Karanlığın üzerine basan Nisa hayatını kaybetti.” ya da ” bugün karanlık bir can daha aldı artık bu olaylar yaşanmaması için ışıklarınızı açık tutmayı unutmayın.” Karanlık bir insana ne yapabilir ki? Hiç bir şey! Ama zihnin yapabilir. Zihninin karanlığın içinden bir şey gelmesi ya da karanlıkta birisinin geldiğini göremeyip seni öldüreceklerini düşünmen, evet bu sana çok iyi zarar verir. Şimdi korkman gereken tek şey zihnin. Evet hadi şimdi bir de buna başlayalım. Saçmalamaa!!! Kes artık! Senin bir hastalıktan, bir hayvandan, ölümden ya da boğulmaktan korkman bu durumu asla ama asla değiştirmeyecek. Korkmak doğaldır her zaman korkusuz olamayabiliriz ama her zaman bunlarla yüzleşebilecek bunları göğüsleyebilecek cesarete sahip olabiliriz. Korkunun ecele bir faydası yoktur sadece dezavantajı vardır.

Bazı sinir bilimi insanları, korkunun amigdala denen bölgeden geldiğini söylemekte hatta amigdalası gelişmemiş kişileri “korkusuz” olarak adlandırmaktalar. Bence korkusuz insan “aptaldır”. İnsan temkinli olmayı da bilmeli. Korktuğumuzda vücut adrenalin salgılar ve sende korkmaya başlarsın çünkü beynin doğumdan ölüme kadar tek amacı hayatta kalmaktır. Beyin için en önemli şey budur. O senin mutlu olup olmamanla ilgilenmez o senin eğlencene bakmaz. Hayatta kalamayacağını anladığı an da seni uyarır kalbin hızlı çarpar seni koşmaya, kaçmaya hazırlar ve sonrasında tüm bu kasılmalar bitince sen kendini yorgun hissedersin. Ee kolay değil adam seni kaçmaya hazırlıyor sense tüm bunları duvarda yürüyen 2 cm büyüklüğündeki örümcek için yaşıyorsun.

Tüm bu korkularımızı onları görmezden gelerek ya da kaçarak yenemeyiz. Yalnızca kabul edip hayatımıza devam ederek yeneriz. En azından ben böyle yapmaya çalışıyorum. Nihayetinde ben de panik atak yaşamış bir insanım. Panik atak korkumu düşünerek yenemedim, kaçarak da. Sadece varlığını kabul ediyorum. Varlığını kabul etmediğim zamanlar boğazım tıkanacak yutkunamayacağım korkusu çok oluyor. Hala kabullenme aşamasındayım. Bazen ” Geçti mi acaba du bi düşüneyim” deme saflığında bulunuyorum. Önümüze bakmalıyız akıntıya kendimizi bırakmalıyız. Ne dün ne yarın bugünümüzün kıymetini bilelim. Hayat güzel ve eğlenceli. Yaşamak isteyene de bahane var korkuları takıntı yapıp o kısır döngünün içinde kalmak isteyenede. Sorum şu ; Siz hangisi olacaksınız?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: