HAYATIN SON GÜNÜ

İnsan oğlu bu hayata gözlerini açtığında , dünyaya bir tohum ekmiş olur, ve bu bir insan tohumudur. Bu tohumdan ancak bir insan yeşermesini bekleriz.

Bizler bu dünyada bir filiz,fidan ve ağacız. Köklerimizle tutunuruz, bize sunulan hayata. Bir insan tohumunun içinde sadece saf halde bir insan vardır. Her tohumda olduğu gibi bu tohumda beslenmek, aşılanmak, Güneş’i hissetmek ister. Tohumu ne kadar iyi beslerseniz, büyüttüğünüz ağacın meyvesi de, sizi o kadar tatmin edecektir. Hayat alma – verme yasası değildir, verme – alma yasasıdır. Ektiğiniz tohuma ne verirseniz, yetişkinliğinde de onu alacaksınız, ve siz kendi köklerinizi kuruturken, yeni bir fidan köklerini sıkıca toprağa tutturacak! Ektiğiniz o tohum, bir şekilde dünyayı değiştirecek. Ya nesiller boyu en verimli mahsulleri, ya da bir veba gibi ağaçları kurutan bir hastalık vererek. Her iki türlü de bu dünyayı değiştirecek.

Bir tohumdan ağaca dönüşen bu yolculukta, henüz bir fidanken, biz fidanlara yön vermeye başlarlar, ne yöne doğru gideceğimizi belirler ve karakterimizin kalitesini oluşturacak aşılamalar yaparlar. O aşının içerisinde, iyilik, sevgi ve mutluluk gibi ögeler olmaz her zaman. Bazen de nefret, kin ve riyakarlık vardır içlerinde. Bu karışımlarla büyürüz, tabi doğal seleksiyonu da unutmamak lazım! Hayatta her zaman seçim şansımız vardır. Bir elma ağacı, her zaman elma ağacı olacaktır. Hayata sıkıca tutunan, köklerini toprakla birleştirmiş, doğaya güvenen bir elma ağacı. Elbette bazen yaprakları dökülecek, dalı kırılacak ama işin özünde kökleri hala toprakta olacak. Köklerimiz toprakta olduğu sürece, güneşi her gün görebilme şansımız var demektir. Bir elma ağacı her zaman elma verir, ama bir elma ağacı her zaman sulu ve tatlı bir elma vermez. Bu mahsulün kalitesini belirlemek, o işte her zaman bizim elimizde. Bir gün her canlı gibi o da kuruyup gidecek, başka tohumlara yaşam fırsatı verecektir. Hayata hiç bir şey katmadan hayatımızda bir şeyleri istemek ne kadar insani bir duygudur. Buraya kadar sıkıntı yok , ama bunu okuyorsanız artık bu durumu değiştirme zamanınız geldi demektir.

Her gün sosyal medyalarda gördüğümüz, binlerce yazı var. Tüm bunlar bize “sözde” motivasyon vermek içindir. Biliyoruz ki bir gün hayatımızın son günü olacak, ve o gün keşkelerle gitmek istemeyeceksiniz. Elbette keşkesiz gidemeyeceksiniz hiç kimse keşkesiz gidemez, bu dünya buna izin verecek yaşta değil, ama ben size şunu sormak istiyorum; Bu dünyayı terk ederken keşkeleriniz mi çok olacak yoksa iyikileriniz mi? Tıpkı resimde ki ağaç gibi bir hayat yaşayın. Her gününüze bir renk katın. Kökleriniz sıkıca tutundu toprağa, gerisi size kalmış bu hayatta. Haydi rastgele !

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: