Dünya O’kyanus Günü

Türkiye’de yaşayan biri olarak, sizler gibi ben de okyanuslara çok uzağım, ama en azından denizlere davrandığımız gibi, okyanuslara da nasıl davranılacağını biliyoruz. Bizler benciliz, dünya üzerinde var olan tüm nesnelerin bize ait olduğunu ya da bize özel olduğunu düşünürüz ve ya bize öyle öğretilir. Gelin size ezber bozduran bir şey anlatayım…

Okyanuslar… Klor, sodyum, sülfür, magnezyum birazda kalsiyum. Bunlar okyanusu oluşturan bileşenler. “Bize ne ya hu bu bileşenlerden !” mi diyorsunuz. O zaman şöyle başlayayım ; Okyanus… Plastik, metal, cam atıklar. Doğrusunu söylemek gerekirse, okyanuslar artık bunlardan oluşuyor. O’kyanus dedim, çünkü öyle görüyoruz okyanusları. Üçüncü tekil şahıs “O” diyoruz. O’na bir şey olmaz diyoruz. Bir kişinin fit bir vücuda sahip olması, onu sağlık yapmaz. Sırf biz onun içini görmüyoruz diye, o kişi sağlıklı olmaz. Bir kişinin sürekli gülümsüyor olması, derinlerde yara almadığını göstermez. Sadece biz bunu bilmiyoruz. Çünkü gördüklerimize inanıyoruz. İnanmak istediğimizi görüyoruz ve en sonunda diyoruz ki ” göz görmeyince gönül katlanır.” Okyanus bu dünyanın kalbidir. Tek başına 4.5 milyar yaşındaki dünyaya hayat veriyor. Bizim tek yapmamız gereken, onun içine bakmak. Plastik şişe suyun yüzeyinde olabilir ama suyun altında derinlerde çok daha ağır metaller bulunmakta ve biz yediğimiz tüm deniz ürünlerinden bu maddeleri alıyoruz. Üretilen aşırı ısı, tüm okyanuslar tarafından emiliyor. Bir yandan da buzulların erimesiyle birlikte,okyanus suyu daha sıcak bir hal alıyor. Tam burada tehlike çanları çalıyor. Daha sıcak okyanus eşittir daha az oksijen demek. Bu da tüm ekosistemi tehdit eden bir durumdur.

Biz tüm bunlarla uğraşırken, Büyük Pasifik bir çöp yığını hali alırken. Bir yerler de bazı sözde “iş adamları” OKYANUS MADENCİLİĞİ” ne soyunurlar. Bir örnek vermek gerekirse, yakın zamanda Çin madencilik firması, Dünya’nın en derin noktası olan Mariana Çukuru’na dalış yapacak. Tüm bunların sonucunda, ekosistem alt üst olacak. Bazı canlı türleri yok olmayla karşılaşacak. Isınan suyun etkisi de eklenince bu geride onlara iki seçenek bırakacak. Ya evrimsel süreçlerde farklılaşıp yeni sıcaklıklara adapte olacaklar ya da çok uzak mesafelere göç edecekler. Sıcaklıklar o kadar hızlı artıyor ki, evrimsel değişimlerin gerçekleşebilmesi için gerekli zamanları bile yok. Bu da, canlıların çok daha fazla göç etmesine ve çok daha zor üremelerine neden oluyor. Yani son kaçınılmaz oluyor. Nesli tükenmekte olan hayvanlar listesine bir, iki,beş, yüz hayvan ismi daha ekleniyor…

O’kyanuslara ve denizler hatta tüm canlılara, sadece dışlarına bakarak davranırsak, içlerini görmezsek onları tüketen şey her neyse bir gün bizi de tüketecek. Bu yüzden Dünya O’kyanus Günümüz Kutlu OLMASIN diyorum. Zira kutlanacak bir Okyanus göremiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: